Türkiye, siber güvenlik alanında yeni bir döneme giriyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri'nin açıklamalarına göre, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı, ülkenin siber savunma kapasitesini önemli ölçüde artıracak. Yeni Başkanlık, kamu kurumlarını, kritik altyapıları ve bireyleri siber tehditlere karşı korumayı amaçlıyor. Bu kapsamda geliştirilecek stratejiler, politikalar ve düzenlemeler, Türkiye'nin siber güvenlik altyapısını güçlendirecek. İleri, Siber Güvenlik Kanunu Teklifi'nin TBMM'de görüşüleceğini ve kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, siber güvenlik ürünlerinin standardizasyon sürecinin yönetilmesi, sertifikasyon ve testlerinin yapılması gibi önemli adımların atılacağını belirtti. Başkanlığın etkin bir yapıda olacağı ve uluslararası standartlarda çalışacağı vurgulandı.
Siber Güvenlik Başkanlığı'nın Görevleri
Siber Güvenlik Başkanlığı, Türkiye'nin siber güvenliğini sağlamak için çeşitli görevler üstlenecek. Bunlar arasında; siber olaylara müdahale ekiplerinin kurulması ve yönetilmesi, gerekli tedbirlerin alınması, düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve denetimlerin yapılması yer alıyor. Başkanlık, siber alandaki faaliyetleri düzenleyerek, kamu kurum ve kuruluşlarının, kritik altyapıların ve bireylerin siber güvenliğini garanti altına almayı hedefliyor. Siber güvenlik ürünlerinin standardizasyonu ve sertifikasyonu da Başkanlığın sorumlulukları arasında yer alıyor. Bu sayede, güvenilir ve standartlara uygun ürünlerin kullanımı teşvik edilecek. Ayrıca, Başkanlık, uluslararası iş birlikleri yaparak, küresel siber tehditlere karşı ortak mücadele verecek. Başkanlık ayrıca, olası siber saldırılara karşı önleyici tedbirler alarak, riskleri en aza indirmeyi amaçlıyor.
Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi
Türkiye, Dijital Dönüşüm sürecinde siber güvenliğe büyük önem veriyor. Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında kurulacak olan "Siber Güvenlik Kurulu", Başkanlığın çalışmalarını yönlendirecek ve stratejik kararlar alacak. Kurul, alınacak tedbirler ve denetimler konusunda yetkili olacak ve Başkanlığın etkin bir şekilde çalışmasını sağlayacak. Türkiye'nin, BM Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde aldığı üst sıralar, ülkenin siber güvenlik alanındaki çalışmalarının başarısını gösteriyor. Ukrayna-Rusya savaşı gibi küresel olaylar, siber tehditlerin artan önemini ortaya koyuyor. Bu nedenle, güçlü bir siber güvenlik altyapısına sahip olmak, Türkiye'nin dijital dönüşüm hedefleri için kritik önem taşıyor. Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında, siber güvenlik öncelikli konular arasında yer alıyor.
Siber Tehditlerin Artan Önemi ve Hukuki Çerçeve
Son yıllarda siber saldırıların sayısı, kapsamı ve yoğunluğu önemli ölçüde artmıştır. Bu saldırılar küresel ölçekte trilyonlarca dolarlık kayıplara neden oluyor. Türkiye'nin 90 milyondan fazla mobil abonesi, 70 milyondan fazla mobil geniş bant abonesi, yaklaşık 20 milyon sabit geniş bant abonesi ve 67 milyon kullanıcısı olan e-devlet sistemi düşünüldüğünde, siber güvenlik kritik önem taşımaktadır. Yeni kanun teklifiyle, siber güvenliği tehlikeye atma, Başkanlığın öngördüğü tedbirleri almama gibi eylemler için cezai müeyyideler getirilmektedir. Kamu kurumlarında mahkeme kararı gerekmeksizin denetim yapılacaktır. Gerçek ve tüzel kişiler için ise mahkeme kararı şartı getirilmiştir. Kanunda yer alan "muğlak ifadeler" eleştirilerine cevap veren İleri, kanunun detaylı olduğunu ve ikincil düzenlemelerle daha da detaylandırılabileceğini belirtmiştir. Bu sayede, dinamik siber alanın sürekli değişen tehditlerine karşı etkili bir hukuki çerçeve oluşturulmuş olacaktır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlarla iş birliği içinde çalışarak, daha güvenli bir dijital ortam sağlanacaktır.